acilin ben doktorum

- açılın ben doktorum !
- açılamayız
- açılın ben doktorum dedim !!
- bsg ya yüzme bilmiyoruz ki ..

porshe

porsche nin 2019 yılında piyasaya çıkaracağı bayanlara özel tasarımlı modeli.
*

cayvesigara nin ikiye ayrilmasi

<bkz: çay> lafmacun org
<bkz: sigara> sozluklu com

bayanx

an itibarı ile kişi bilgileri;

yaş: 19
toplam entry: 119
toplam puan: 19

seviski

<bkz: iski>

lafmacun radyo icin alternatif program isimleri

- pap la pop saati.
- ruya li geceler.

34u442

- 34 u 442 sağa çek. !!

ilkokuldaki konusanlar listesi

<bkz: yaramazlik yapanlar>

kemani haydar telhuner

1911 yılında erzurum'da doğmuştur. erzurum'un yetiştirdiği bestekar ve saz sanatçılarından birisidir. erzurum ismini taş plaklara kadar taşımıştır. 8 yaşlarında, kendisinde gelişen musikî zevkini tef ve davul çalmak suretiyle ilerletmeye başlamıştır. ilk önce erzurum ça1gısı olarak bilinen "mey" ile çalmağa başlamıştır. zaman geçtikçe, plaklardan duyduğu şarkılarla birlikte çalınan keman ve uda merak salmış, keman tedarik edip, kendi kendine çalışıp ilerletmiştir.
gittikçe musikîye karşı alâkası artan haydar telhüner, bu arada o zamanki erzurum lisesi müdürü murat uraz'ın yardımıyla, okulda musiki derslerine devam etmiş, bu sayede notasını ilerletmiştir. bir zaman erzurum öğretmen okulu'na devam etmiş, ancak musikîye olan ilgisi yüzünden, okulu terk etmiş, müzik sahasında ilerlemiştir. ilk eserini 1930 yılında yaptığı beste ile vermiştir. ( soldukça günün matemi altında çiçekler ). tanınan ve sevilen bir sanatçıdır. “hüsnüne güvenme ey ruy-i mahım”, “vurma avcı vurma kalbim yaralı”, “sen seher yelisin esersin serin”, “eşini kaybetmiş bir garip kuşum”, şafak söktü yine sunam uyanmaz” ve “palandöken dağlarının yaylası”, sanatçının eserlerinden sadece birkaçıdır. 1963 yılında vefat etmiştir. "tanrıdan diledim bu kadar dilek" ve "geceler yarim oldu" türkülerinin kaynak kişisidir. repertuarımızdaki şu erzurum türküsü ondan alınmıştır.

gunun sozu

hepimizin iki hayatı var.
sahici olanı: cocukken hayalini kurduğumuz.
sahte olanı: başkalarıyla paylaştığımız.
*

okan bayulgen

her geçen gün kendini daha rezil ve ukala yapmayı kendine hedef edinmiş,kendini basit bir tv kuklası olduğunu unutmuş,sanki kral ve krallar ölmüş kendi kendine yaşasın yeni kral havalarıyla götten bacakları ile dolanan bücür..

turk kahvesi

geçmişi 14. yüzyıla kadar giden, dünya yolculuğuna güney habeşistan'dan başlayan bir içecek kahve... hakkında türlü efsaneler türetilmiş; rivayetlerden birine göre, habeşistan'ın kaffa yöresinde yaşayan khaldi adında bir çoban sıcakta hep uyuşukluk içindeki koyunlarının günün birinde, bir ağacın meyvelerini yedikten sonra hareketlendiklerini görmüş. bu mucizeye şaşırmış ve kendisi de ağacın küçük meyvelerini kaynatıp suyunu içmiş. bir süre sonra enerjisi artmış, kalp atışları hızlanmış. ve tüm dünyayı saracak olan bu tadın kâşifi olmuş...

arabistan yarımadasından sonra güney amerika öncelikli olmak üzere pek çok farklı bölgede değişik türde kahveler üretilmiş. türklerin kahveyle tanışmasıysa 16. yüzyılda, kanuni sultan süleyman döneminde. kendisine sunulan kahvenin tadına hayran kalan kanuni'nin sayesinde bu sihirli içecek kısa sürede osmanlı sınırları içinde yayılmış. saray mutfağında özel olarak yetiştirilen kahvecibaşının yaptığı kahve o kadar lezzetliymiş ki... 1554 yılında, tahtakale'de bir kahvehane açılmış. tahtakale'nin adı da bu kahvehaneden geliyor; taht-u kale... bu kahvehane, tanınmış kişilerin, bilginlerin buluştuğu, sohbet ettiği bir mekân haline gelmiş.

türklerin damak tadına uygun, en sevdiği tür brezilya kahvesi. yüzyıllardır içilen kahvenin kavrulma, pişirme, sunma şekline getirdikleri farklılıkla yeni bir kahve kültürü yaratılmış ve adına "türk kahvesi" denmiş. istanbul'da kahvenin tadına bayılan venedikli tacirlerin bu tadı kendi ülkelerine götürmesiyle yavaş yavaş dünyada adı duyulmaya başlanmış. marsilya'ya ilk kahve 1650'de ihraç edildiyse de türk kahvesinin bu ülkede adının duyulması osmanlı sefiri hoşsohbet süleyman ağa'yla (1669) olmuş. paris'te yaşadığı yıllarda özellikle kadınlar süleyman ağa'nın saray yavrusunda bir kahve içme onuruna erişmek için çok çabalamışlar; küçük fincanlarda törensel bir şekilde sunulan bu içeceğin töreni mi, tadı mı ilgilerini çekti bilemeyiz, ama paris sosyetesi arasında moda olmuş türk kahvesi... ve osmanlı'nın viyana kuşatması sonrasında geride çuvallar dolusu kahve çekirdeği bırakmaları, sonra kuşatma esnasında osmanlı cenahına çok gidip gelen birinin bununla ne yaptıklarını anlatması... denemelere girişmeleri...
o günün tahtakale sokağı, bugün adını bölgeye vermiş halde; bugünkü adı, tahmis sokak. tahmis zaten kurukahveciler demek. mısır çarşısı'nın tahtakale kapısından çıkınca, taze çekilmiş kahvenin o nefis aroması daha ilk anda başınızı döndürür.

icimde bir bosluk var

olası birkaç nedeni olabilecek boşluklar.

-aç kalarak mide boşluğu,
-imandan uzak kalıp inanç boşluğu,
-sevgisiz kalıp duygu boşluğu..**

zemzem

kâbe-i muazzamanın hacer-ül-esved köşesi karşısındaki kuyudan çıkan su * ancak arabistanda artık fabrikalarda üretilen ve damacanalarda hacılarımıza satışa sunulan ticari önem kazanmış sudur.

rakiyi zemzemle icmek

rakıyı zemzem le içmek hem bu dünya ya hem ahirete çalışma durumudur.
<bkz: ahirette gotumuze girecek entryler>

cam tupte zemzem suyu icerisinde ayetel kursi kolyesi

inançlar çerçevesinde takılan aksesuar kolye.
ancak boynunda unutup tuvalete girilmesi durumunda;hem işini görüp hemde olmadık yerde tövbe çektiren kolyedir.çıkışındada üç beş kere öpüp başına koyma zorunluluğunu doğurur..
*

sanrisal bozukluk

"hezeyanli,paranoid" birincil ya da tek belirtinin sabit ve sarsılmaz bir düşünce bozukluğunun olduğu bozukluktur. kişiliğin sağlam kaldığı bu hastalıkta düşünce bozukluğu en az 1 aydan beri vardır. bu hastalığın ortalama başlama yaşı 40 yaş çevresindedir.

havadabulut

sıcak hava yükselir, yukarılarda soğur ve içindeki su buharı yoğunlaşarak çok küçük su damlacıkları veya buz kristallerini meydana getirir. bunların milyarlarcası bir araya gelerek havadabulut ları oluşturur.

lezginka

lezginka'nın birkaç varyantı vardır; bunlardan birincisi : erkek, kızın gözlerine bakarak ona teklif etmek için kur yapmaya çalışır. kız ise sürekli bakışlarını kaçırır. o zaman erkek kamasını kınından çıkararak, kızın ayakları altına atar. eğer kız dans etmeyi keserse teklifi kabul etmemış : eğer dans etmeyi sürdürürse, teklifi kabul etmiş anlamına gelir.

bir başka varyantı da; kız güzel bir kuşu, erkek de kartalı canlandırır. kartal kuşu yakalamak amacı ile onu sürekli kovalamaktadır. kuş ani ve sürekli dönüşlerle kartaldan kurtulmaya çalışmaktadır..

canan

"cânana cân olan bilmez cânının kıymetini
cânan da bilmez cânına cân olanın kıymetini"..